İşsizlik Kavramı Nedir?

İşsizlik, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Bir ekonomideki iş bulmak, çalışmak isteyen kişilerin iş bulamama durumunu ifade eder. 

Pandemi sürecinden dolayı değişen ekonomik ve sosyal koşullardan ötürü günümüz dünyasında işsizlik çok daha fazla gündeme gelmektedir. İşsizlik ekonomik bir durumun yanında aynı zamanda sosyal sonuçları olan bir durumdur.

İşsizliğin getireceği ekonomik durgunluk, beraberinde sosyal ve siyasal maliyetler, işsiz kalan kişinin haricinde bütün toplumun tamamı tarafından altından kalkması gereken bir durumdur. Ülkemizin ekonomik durumunu gösteren en önemli bilgi kaynağı işsizlik verileridir. 

Ülkemizde işsizlik ile ilgili verileri Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı, bir araştırma kurumu olan Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanır.

İşsizlik Kavramı

Ülkemizde İşsizlik ile ilgili verileri yayınlayan Türkiye İstatistik Kurumu, işsizliği tanımlarken Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 1982 yılında Cenevre’de düzenlenen Dünya Çalışma İstatistikçileri Konferansında kabul edilen kriterleri kullanır.

ILO kriterlerine göre bir kişinin işsiz olarak tanımlanabilmesi için, Bu üç koşulu birlikte sağlamalıdır.

Çalışabilir çağdaki kurumsal olmayan nüfusa dâhil olan kişilerden (15 ve daha yukarı yaş);

  • Referans döneminde bir işi olmayan,
  • Bir iş arayan ve bu konuda bir girişimde bulunmuş olan,
  • İş bulduğu takdirde işbaşı yapabilecek durumda olanlar işsiz olarak tanımlanır.

Çalışabilir çağdaki kurumsal olmayan nüfusa dâhil olan kişilerden (15 ve daha yukarı yaş);

Ayrıca, bir iş aramayan, ancak “bir iş bulmuş, başlamak için bekleyen ve iki hafta içinde iş başı yapabilecek durumda olan kişiler de işsiz kabul edilmektedir.

Teşvik danışmanlığı Hizmeti Neden Önemlidir?

İşsizlik Türleri

İşsizlik farklı sebeplerden ortaya çıkan ve farklı sonuçları olan bir kavramdır.

Dünya üzerinde değişen sosyal ve ekonomik koşullar, ülkesel farklılıklar farklı işsizlik çeşitlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Temel iki sınıflandırma şu şekildedir:

  • Çalışma isteğine göre: İradi / İradi Olmayan İşsizlik.
  • Görünümüne göre: Açık / Gizli İşsizlik.

İşsizlik Oranı

İşsizlik oranı, özellikle son zamanlarda dünya genelinde yaşanan ve devam eden pandemi sürecinden dolayı bütün dünya ülkelerinin tamamının gündeminde olan çok önemli bir konudur. İşsizlik oranı bir ekonominin durumu hakkında fikir elde edilebilecek önemli göstergelerden birisidir. Temel olarak bir ülkedeki işsizlerin sayısının o ülkedeki işgücüne bölünmesiyle elde edilir.

İşsizlik Oranı = (İşsiz Sayısı / Aktif İşgücü) X 100 şeklinde gösterilir. 

Ülkemizde işsizlik oranı TUİK tarafından hesaplanır. TUİK, işsizlik oranını “İşsiz nüfusun işgücü içindeki oranı” şeklinde tanımlamıştır.

Ülkemizde istihdam teşvikleri ile belirli şartları taşıyan işsizleri istihdam eden işverenlere değişen sürelerle ve tutarlarla prim, vergi veya ücret destekleri sağlanmaktadır.

Bu teşviklerden bir bölümü İŞKUR tarafından finanse edilmekle birlikte, işlem uygulayıcısı Sosyal Güvenlik Kurumu’dur.

İstihdamın korunması ve artırılması maksadıyla İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finanse edilen teşvikler aşağıdaki tabloda özet olarak yer almaktadır.

Teşvikin Adı Kanuni Dayanağı
Kadın, Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi Olanların İstihdamı Teşviki 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi
İlave İstihdam Teşviki 4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi
İlave İstihdam Ücret Desteği 4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi
İşsizlik Ödeneği Alanların İstihdamına Yönelik Teşvik 4447 sayılı Kanunun 50’nci maddesinin beşinci fıkrası
Asgari Ücret Desteği 5510 sayılı Kanunun geçici 78 inci maddesi

Bu teşvikler sayesinde özel sektöre yönelik üretim kapasitelerini arttırabilme, istihdamı arttırarak işsizlik oranını düşürme, yurt dışına açılmayı kolaylaştırma imkânları sunulmaktadır.

SGK Teşvikleri Danışmanlık hizmetimiz hakkında detaylı bilgi almak için sayfamızı buradan ziyaret edebilir, soru, görüş ve önerileriniz için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

COVİD-19 Kriz sürecinde Pusula Plus olarak şirketlerimizin her zaman yanınızdayız ve sektörel olarak ekonomiye değer katmaya devam edeceğiz.

KRİZDEN GÜÇLENEREK ÇIKMAK İÇİN

1. Kriz ve iş sürekliliği planlarınızı test edin. İşletmenizin kriz ve iş sürekliliği planları olsa
da bu planları test etmek büyük önem taşır. Öte yandan COVID-19 bazı planların
yetersiz ve/veya iyi işlemediğini ortaya çıkartmıştır, bu durumun sizin planlarınız için
de geçerli olmadığından emin olun.
2. Şirketiniz için COVID-19’a özgü senaryoları değerlendirin. Potansiyel riskleri belirleyin
ve etkileri ölçün.
3. Rakipler İle Ortaklık Kurarak Algısal Ve Gerçek Manada Sektöre Aitlik Ve Sahiplik
Kazanın.
4. Hakla İlişkiler Dediğimiz Duygulara Hitap Ederek, Kazanç Odaklı
Gözükmeyin.
5. Reklam Ve Kampanya Maliyetleriniz Düşmüş İken Zirveye Hitap Edin Ve Kriz
Zamanlarında Viral Olmayı Deneyin.
6. Eğitim Ve Yüksek Nitelikli İstihdam İle Kendinizi Daha İleriye Hazırlayın.
7. Virüsün yayılmasını önlemek ve süreci iyi bir şekilde yönetebilmek için seyahat
kısıtlamaları; evden çalışma; toplantı kısıtlamaları / sanal çözümler getirmek gibi
önemli kararlar alın.
8. Virüs yayılma trendlerini ve tedarik zincirinizi ilgilendirebilecek kısıtlamaları takip
edin.
9. Güçlü bir “Kriz Yönetimi Ekibi” oluşturun.
10. Çalışanlarınızı ve iş ortamınızı güvende tutun.

7103 Sayılı Kanun Nedir